Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) medya sektörünün geleceğini kökten değiştirebilecek 110 milyar dolarlık dev satın alma hamlesi, eyaletlerin hukuki barajına takıldı. California Başsavcısı Rob Bonta liderliğindeki 12 eyaletten oluşan güçlü bir koalisyon, Paramount ile Warner Bros. Discovery (WBD) arasındaki devasa birleşmeyi engellemek amacıyla resmi olarak antitröst davası başlattı. Kuzey Kaliforniya ABD Bölge Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, bu birleşmenin tarihi Clayton Yasası’nı açıkça ihlal edeceği ve pazardaki serbest rekabeti tamamen yok edeceği savunuluyor.
PAZARIN DÖRTTE BİRİ TEK BİR ÇATI ALTINDA TOPLANIYOR
Başsavcılık ofisi tarafından yapılan detaylı pazar analizleri, sinema ve televizyon dünyasındaki tehlikenin boyutunu ortaya koydu. İki şirketin bir araya gelmesi durumunda, yeni oluşum geniş dağıtımlı sinema filmleri pazarının yüzde 27’sini, merakla beklenen “blockbuster” (büyük gişe) filmlerinin ise yüzde 30’unu tek başına kontrol edecek.
Benzer şekilde, evlerdeki temel kablo kanalı dağıtımında da yüzde 27’lik dev bir pazar payı bu ortaklığın eline geçecek. Davacı eyaletler, bu birleşmeyle sinema salonlarından ve kablolu televizyonlardan elde edilen her 1 doların 25 sentinden fazlasının doğrudan bu yeni medya devinin cebine gireceğini vurguluyor.
CBS, CNN VE HBO AYNI ÇATININ ALTINDA
Bu birleşme kararı yalnızca sinema salonlarını değil, dijital yayıncılık ve televizyon ağlarını da tamamen dönüştürmeyi hedefliyor. Plan hayata geçtiği takdirde Paramount+ ve HBO Max gibi milyonlarca abonesi olan dijital platformlar tek bir servis olarak birleşecek.
Bununla da kalmayıp CBS, MTV, CNN ve HBO gibi dünyanın en çok izlenen televizyon ağları tek bir portföy altında toplanacak. Anlaşmanın mimarlarından Paramount CEO’su David Ellison, geçtiğimiz mayıs ayında yaptığı açıklamada sürecin eylül ayına kadar tamamen bitirilmesini öngördüklerini belirtmişti.
SEKTÖR VE HOLLYWOOD AYAKTA: TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
WBD hissedarlarının mayısta onay verdiği ve ABD Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) haziran ayında yeşil ışık yaktığı bu devasa anlaşma, Hollywood profesyonellerinin sert duvarına çarptı. Sinema yönetmenleri, oyuncular ve sektör çalışanları, medya endüstrisinin bu denli tek elden yönetilmesinin yaratıcı çeşitliliği bitireceğini, binlerce kişiyi işsiz bırakacağını ve bilet ile kablo abonelik fiyatlarını artıracağını savunuyor.
Paramount ise yılda en az 30 filmi vizyona sokacaklarını vadederek bu eleştirileri reddediyor ve Netflix gibi küresel teknoloji devleriyle ancak bu şekilde rekabet edebileceklerini ileri sürüyor.
ULUSLARARASI DÜZEYDE DE KRİTİK SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Dava başvurusunda imzası bulunan eyaletler arasında Arizona, Colorado, Connecticut, Massachusetts, Minnesota, Nevada, New Jersey, New Mexico, New York, Oregon ve Washington yer alıyor. Başsavcıların, yargılama süreci bitene kadar birleşmenin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı çıkartması bekleniyor.
Öte yandan, dev ortaklığın tamamlanabilmesi için sadece ABD mahkemeleri değil, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık antitröst otoritelerinin de onayı gerekiyor. AB Komisyonu karar için 22 Temmuz tarihini geçici son gün olarak belirlerken, Birleşik Krallık Rekabet ve Pazarlar Otoritesi (CMA) de haziran ayı içinde konuyla ilgili derinlemesine bir soruşturma başlatmıştı. Eğer tüm bu engeller aşılıp eylül ayı sonuna kadar birleşme resmi olarak tamamlanamazsa, Paramount her çeyrek gecikme için WBD hissedarlarına 650 milyon dolar civarında dev bir gecikme tazminatı (ticking fee) ödemek zorunda kalacak.





