Türkiye’de emekli aylıklarının yetersiz seviyelerde bulunması yüz binlerce emekliyi yeniden çalışma hayatına itiyor. Ne var ki, istihdamda yer alan emekli ücretli çalışanlar, emekli olmayan işçilere tanınan bazı temel haklardan mahrum bırakılıyor. Bu eşitsizliklerin en başında ise hastalanma durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sağlanan geçici iş göremezlik ödeneği, yani halk arasındaki tabiriyle “rapor parası” geliyor. İstihdam edilen emekli işçiler, yalnızca meslek hastalığına yakalanmaları veya iş kazası geçirmeleri halinde bu haktan yararlanabiliyor.
SGDP KESİNTİSİ VE KANUNDAKİ İSTİSNA
Çalışan emeklilerin yasal statüsünü detaylandıran Habertürk yazarı SGK Uzmanı Gazeteci Ahmet Kıvanç, emekli bir işçinin aylığını kestirmeden sigortalı statüde çalışması durumunda brüt ücreti üzerinden yüzde 32,25 oranında sosyal güvenlik destek primi (SGDP) ödendiğini belirtti. Bu prim tutarının 2,25 puanlık kısmı; analık, hastalık, meslek hastalığı ve iş kazası hallerini kapsayan kısa vadeli sigorta kolları primine ayrılıyor.
Ancak 5510 Sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde yer alan hüküm uyarınca, sosyal güvenlik destek primine (SGDP) tabi olarak çalışan işçiler, bu hakların sadece meslek hastalığı ve iş kazası sigortası kısımlarından faydalandırılıyor. Bu kısıtlama sebebiyle, emekli bir işçi ancak meslek hastalığı veya iş kazası nedeniyle rapor kullandığında SGK tarafından kendisine iş göremezlik ödeneği tahsis ediliyor.
Normal şartlarda SGK, rapor alan standart bir işçiye yatarak tedavilerde prime esas günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde ise prime esas günlük kazancının 3’te 2’si oranında ödenek sağlıyor. Halk arasında rapor parası olarak bilinen bu ödeme, istirahatin üçüncü gününden itibaren verilmeye başlanıyor.
“KANUNUN KENDİSİ YANLIŞTIR”
Söz konusu uygulamanın hatalı olduğuna dikkat çeken Ahmet Kıvanç, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“SGK’nin hastalık halinde emekli işçilere rapor vermemesi, kanuna göre doğrudur. Ancak, kanunun kendisi yanlıştır. Sosyal güvenlik destek priminin emekli işçinin aylığına bir etkisi yoktur. Sadece, yukarıda belirttiğim gibi iş kazası ve meslek hastalığı durumunda işçiye rapor parası ödenmesine imkan sağlamaktadır. Emekli işçi hastalandığında rapor parası alamamaktadır. Kanun yapılırken, emekli işçinin zaten emekli aylığı aldığı, raporlu olduğu günlerde emekli aylığı ile yetinmesi gerektiği düşüncesinden hareket edilmiş. Oysa, bu işçi emekli aylığı geçinmesine yeterli olsa zaten çalışmaz. Günümüzde 2 milyon 188 bin emekli, SGDP’ne tabi çalışmaktadır. Bunlar evet emekli aylığı alıyorlar ama bir yandan da SGK’ya prim ödüyorlar. Emekli işçilerin sigortasız çalışmasını teşvik edici bu uygulamadan dönülmelidir. Emekli işçiye de hastalandığı günlerde, diğer işçiler gibi rapor parası verilmesi gerekir.”






