Terörle mücadelede uzuvlarını kaybeden er ve erbaş gaziler, rütbeli askerlere tanınan emsal tedavi ve özlük haklarından yararlanamadıkları için 13 Temmuz’dan bu yana Ankara Güvenpark’ta eylem yapıyor. Halk TV muhabiri Sibel Mazrek ve kameraman Aşkın Özdemir’in Güvenpark’tan aktardığı bilgilere göre, vatan için bedel ödedikten sonra borç batağına sürüklenen ve protezlerine dahi aylarca ulaşamayan gaziler, haklarını aramak için Meclis’e yürümek istediklerinde karşılarında muhatap yerine polis barikatı buluyor.

Ankara Güvenpark, yaklaşık bir aydır er şehit aileleri ve gazilerin adalet arayışına sahne oluyor. 13 Temmuz’dan itibaren eylemlerini sürdüren gaziler, taleplerinin karşılanması amacıyla başlattıkları açlık grevini altıncı gününde sonlandırdı ancak yetkililerden bekledikleri adımların atılmaması üzerine, kopuk uzuvları ve protez bacaklarıyla parktaki bekleyişlerine devam ediyorlar. Halk TV ekranlarına yansıyan görüntülerde, vatandaşların su ve meyve getirerek destek olduğu gazilerin, sosyal haklarda eşitlik sağlanana kadar alanı terk etmeyeceklerini belirttikleri görülüyor.

MECLİS YOLUNA ÇEVİK KUVVET BARİKATI
Halk TV kameramanı Aşkın Özdemir’in kaydettiği görüntülerde, gazilerin taleplerini içeren anlar yer alıyor. Emniyet güçleri bu yürüyüşe izin vermeyerek Güvenpark’ın etrafındaki güvenlik önlemlerini artırdı. O günden bu yana parkın önünde barikatlar ve çevik kuvvet otobüsleri bekletiliyor. Olası bir yürüyüşe karşı tetikte bekleyen polis ekiplerine rağmen gaziler, alandaki oturma eylemlerini sürdürüyor.
“AYNI ÇATIŞMADA YARALANDIK TEDAVİ HAKKIMIZ YOK”
Halk TV muhabiri Sibel Mazrek’e konuşan ve 1996 yılında Kuzey Irak’taki Çekiç Harekâtı operasyonunda yaralanan Gazi Mehmet Terzi, rütbeli askerlerle aynı özlük haklarını ve emsal hakkını talep ettiklerini belirtti. Terzi, çift veya tek bacağı ampute olan gazilerin tedavi süreçlerinde zorlandığını ifade etti. Türkiye’nin diğer ucundan gelen gazilerin dahi yalnızca Ankara Bilkent’teki Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nde tedavi olabildiğini belirten Terzi, hastanenin tekel durumunda olması nedeniyle aylarca sıra beklediklerini aktardı. Terzi, gazilerin bu merkez dışında bir yerde protez yaptırmak istemeleri halinde tüm masrafları kendi ceplerinden ödemek zorunda kaldıklarına dikkat çekti. Rütbeli askerlerin yurtdışı tedavi hakkı bulunduğunu hatırlatan gaziler, er ve erbaşlarda bu hakkın olmadığını belirterek uygulamanın tek bir kanun maddesiyle düzeltilebileceğini ifade ediyor.

9 AY PROTEZ BEKLEYEN GAZİ: “DEVLET BANA BORCUNU ÖDESİN”
Eyleme Kırıkkale’den katılan Gazi Mustafa Gül, Sibel Mazrek’in mikrofonuna 1999 yılında PKK ve TİKKO terör örgütlerinin roketli saldırısında bir bacağını kaybettiğini, aynı araçtaki bir arkadaşının ise iki bacağını birden kaybettiğini anlattı. Yeni protezine ancak 9 aylık bir mücadelenin ardından ulaşabildiğini ve 1.5 aydır kullanabildiğini belirten Gül, silikon protezlerin terleme yaptığını söyledi.

Fizik tedavi hizmetlerinin Kars’tan gelen bir gazi için bile sadece Ankara’da verilmesinin mağduriyet yarattığını belirten Gül, büyükşehirlerde yeni merkezlerin açılması gerektiğini vurguladı. 25, 18 ve 10 yaşlarında üç çocuğu olan Gül, sürekli kredi çektiğini ve borçtan kurtulamadığını ifade etti. Maaş artışlarının yetersiz kaldığını belirten Gül, “Ben bedel ödedim, devlet de bana yükümlü. Ben alacaklıyım. Bu millet, bu devlet, bu hükümet bana borcunu ödesin. Ne acılar çektiğimi, hastanelerde ne yattığımı biliyorlar mı?” diyerek yetkililere seslendi.

“GAZİNİN BAŞINI OKŞAMAYI BIRAKIN”
Eylem alanında konuşan bir diğer gazi ise siyasetçilerin gaziler üzerinden siyaset yapmasına tepki gösterdi. Milli Savunma Bakanlığı bünyesinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devredilmelerini eleştiren gazi, “Biz eşimizden mi ayrıldık, çocuk tecavüzcüsü müyüz? Bizim orada ne işimiz var?” diyerek durumu sorguladı. Ağır bedeller ödediklerini ve 55 yaşını göremediklerini belirten gazi, eşinin yardımı olmadan çorabını dahi giyemediğini, kendisine bakan eşinin diz kapağının bozulduğunu aktardı.

Gazi, “Ben babamın bahçesinde veya trafik kazasında vurulmadım, devlet için bu hale geldim” dedi. Siyasetçilere “Mikrofondaki güzel sözleri, gazinin başını okşamayı bırakın” diye seslenen gazi, şu ifadeleri kullandı:
“Bize bir gazi statüsü koyun. Biz kendimizi taşıyamıyoruz. Her şeye para buluyorsunuz, bize gelince Kırıkkale’de, Keskin’de bedava otobüs kartı veriyorsunuz. Her yere gitmemiz para. Bizi incitmeyin.”






