İş insanı Gökhan Kalıpçı ve eski AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş’un öldürülmesi gibi birçok olaya adı karışan suç örgütü lideri Serkan Kurtuluş’un bugün Türkiye‘ye iade edileceği öğrenildi.
“Kasten adam öldürme”, “suç örgütü yöneticiliği”, “silahla yağma”, “zincirleme şekilde tehdit” gibi suçlamalarla kırmızı bültenle aranan Kurtuluş, 2018 yılında Gürcistan’da tutuklanmış; ancak Türkiye’ye iade işlemleri sürerken adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Suç örgütü lideri bu sırada sahte pasaportla Arjantin‘e kaçmıştı.
Kurtuluş, 2022 yılında ise Lider Camgöz’le birlikte Buenos Aires’teki lüks otelde Interpol ekiplerince yakalanmıştı.
İçişleri Bakanlığı yeni gelişmeyi şöyle duyurdu:
“Suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, bugün Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor.
‘Tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacı ile örgüt kurma, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla birden fazla kişi tarafından silahla yağma, silahla birden fazla kişiyle var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanmak suretiyle zincirleme şekilde tehdit’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş isimli şahıs, Arjantin’de yakalandı ve bugün ülkemize iade ediliyor.
Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz.”
AHMET KURTULUŞ NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
Ahmet Kurtuluş, İzmir’deki “Serkan Kurtuluş Suç Örgütü” davasının sanıkları arasında yer alıyordu.
Kamuoyunda “Babalar Grubu” olarak bilinen iş insanlarına yönelik FETÖ operasyonu listesi, dönemin İzmir İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen tarafından Ahmet Kurtuluş aracılığıyla çete lideri Serkan Kurtuluş’a sızdırılmış, çete de “MİT’e çalışıyoruz, devlet arkamızda” diyerek listede adı bulunan kişilere ulaşıp tehditle yüksek miktarda paralar elde etmişti.
Ahmet Kurtuluş davada bildiklerini anlatmak üzereyken Mayıs 2019’da evine polis kılığında gelen Yener Toga tarafından öldürülmüştü.
SİYASETÇİLERE SALDIRI
2019 yılı sonunda eski MHP Urla İlçe Başkanı İsmail Taşoku da kendi aracındayken silahla vurulmuş, tetikçinin Serkan Kurtuluş’un adamı olduğu belirtilmişti.
Eski CHP Milletvekili Bülent Baratalı’nın oğlu Yiğit Baratalı’nın aracının 28 Ocak’ta kurşunlanması da Kurtuluş ile ilişkilendirilmişti.
“NEREYE KAÇARLARSA KAÇSINLAR TÜRK ADALETİ PEŞLERİNDE OLACAK”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Temmuz’dan itibaren 12 ülkeden 48 syç örgütü elebaşının Türkiye’ye iadesinin sağlandığını duyurdu.
Gürlek, kişisel X hesabında şu mesajı paylaştı:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; suç ve suçlularla mücadelede ulusal ve uluslararası iş birliğimizi daha da güçlendiriyor, iade süreçlerini tavizsiz ve anbean takip etmeyi sürdürüyoruz. Suç işleyip yurt dışına kaçarak Türk adaletinden kurtulacağını düşünenlerin peşini bırakmıyoruz.
1 Temmuz’da, 2026 yılının ilk yarısında 31 farklı ülkeden toplam 197 şahsın ülkemize iadesini gerçekleştirdiğimizin bilgisini paylaşmıştık. O tarihten bugüne kadar çalışmalarımız aralıksız devam etti. 1 Temmuzdan itibaren 12 ülkeden 48 şahsın daha ülkemize iadesini sağladık.
Böylece 2026 yılında ülkemize iade edilen şahıs sayısı 245’e ulaştı. Son bir buçuk ayda ülkemize iade edilenlerin 24’ü Gürcistan’dan, 8’i Almanya’dan, 6’sı Yunanistan’dan getirildi. Organize suç örgütlerine yönelik mücadelemizde de önemli sonuçlar elde ettik.
Uzun süredir takip ettiğimiz dosyalarda gelişme kaydettik. “Redkitler” suç örgütü lideri F.D. 13 Ağustos 2026 tarihinde ülkemize iade edildi. Son olarak 2020 yılında Arjantin’den iadesini talep ettiğimiz Camgözler suç örgütü yöneticisi S.K.’nın ülkemize iadesine karar verildi.
“BU GECE İSTANBUL’A ULAŞACAK”
Dışişleri Bakanlığımızın 28 Temmuz 2026 tarihli bildiriminin ardından, 31 Temmuz’da İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarımızla gerekli koordinasyon sağlandı ve şahsın Türkiye’ye getirilmesine yönelik seyahat programı oluşturuldu. S.K., 13 Ağustos’ta Arjantin’de teslim alındı; bu gece sularında İstanbul’a ulaşması planlanıyor.
Aziz milletimiz müsterih olsun: Suçlular için hiçbir ülke güvenli liman değildir. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin Türk adaleti onların peşinde olacaktır.
Bu süreçte yakın koordinasyon içerisinde çalıştığımız İçişleri Bakanlığımıza ve Dışişleri Bakanlığımıza; suçluların iadesi ve adli yardımlaşma süreçlerinde ülkemizle iş birliği yapan ülkelerin yetkili makamlarına teşekkür ediyorum.”






