Anasayfa / Günün Haberleri / Doğum borçlanması yapmak her zaman avantajlı mı?

Doğum borçlanması yapmak her zaman avantajlı mı?


Doğum borçlanması, kadın sigortalıların doğumdan sonra çalışamadıkları ve adlarına uzun vadeli sigorta primi ödenmeyen süreleri hizmetlerine ekletebilmelerine imkân sağlayan önemli bir sosyal güvenlik hakkıdır.

Ancak bu konuda en sık yapılan hata, çocuk sayısı üzerinden doğrudan borçlanma süresi hesabı yapmaktır.

Bir doğum için en fazla 720 gün, toplamda ise en fazla üç doğum için 2.160 güne kadar borçlanma yapılabilir. Fakat bu rakamlar azami sınırı ifade eder. Gerçek borçlanma süresi, doğum sonrasında prim ödenmeden geçen günlere göre belirlenir.

Örneğin doğumdan kısa süre sonra yeniden çalışmaya başlayan bir kadın, o doğum için iki yılın tamamını borçlanamaz. Adına prim yatırılan günler borçlanma hesabına dahil edilmez.

Bu nedenle doğum borçlanmasında çocuk sayısından önce hizmet dökümüne bakmak gerekir.

Kimler doğum borçlanması yapabilir?

Doğum borçlanmasından yararlanabilmek için temel olarak doğumdan önce sigortalılık kaydının bulunması gerekir.

Ayrıca borçlanılacak dönemde uzun vadeli sigorta primi ödenmemiş olmalıdır. Çocuğun yaşadığı süreler dikkate alınarak borçlanılabilecek gün sayısı belirlenir.

Bu hak yalnızca işçi statüsündeki kadınlara özgü değildir. Şartları taşıyan farklı sigortalılık statülerindeki kadınlar da kendi mevzuatları çerçevesinde doğum borçlanmasından yararlanabilir.

Ancak kişinin hangi statüye tabi olduğu önemlidir. İşçi, Bağ-Kur’lu veya kamu görevlisi açısından borçlanmanın hesabı ve emeklilik üzerindeki sonucu aynı olmayabilir.

Her hakkı sonuna kadar kullanmak gerekli mi?

Burada önemli bir başka nokta da şudur:

Borçlanılabilecek sürenin tamamını satın almak zorunlu değildir.

Emeklilik için örneğin 400 günlük prim eksiği bulunan bir kadının, sırf daha fazla borçlanma hakkı bulunduğu için yüzlerce gün fazladan ödeme yapması gerekmeyebilir.

Doğru olan, önce emeklilik şartlarını belirlemek, kaç günlük prime ihtiyaç olduğunu hesaplamak ve borçlanmayı buna göre planlamaktır.

Çünkü sosyal güvenlikte önemli olan en fazla borçlanmayı yapmak değil, doğru miktarda borçlanmayı doğru zamanda yapmaktır.

2026 yılında maliyet ne kadar?

2026 yılında asgari tutardan yapılan doğum borçlanmasında günlük ödeme 352,32 TL’dir.

Buna göre bir çocuk için 720 günlük borçlanmanın bedeli 253.670,40 TL’dir.

Üç doğum üzerinden azami 2.160 günlük borçlanmanın asgari tutardan maliyeti ise 761.011,20 TL’ye ulaşmaktadır.

Bu rakamlar da bize önemli bir şeyi gösteriyor:

Doğum borçlanması artık küçümsenecek bir ödeme değildir.

Bu nedenle başvuru yapmadan önce “Ne kadar borçlanabilirim?” sorusunun yanında “Ne kadar borçlanmam gerekiyor?” sorusunun da mutlaka sorulması gerekir.

Memurlar için ayrıca dikkat

Eski Emekli Sandığı hükümlerine tabi kamu görevlilerinde doğum borçlanmasının hesaplanması ve hizmete etkisi farklı kurallara tabidir.

Bu nedenle özellikle memurların, işçi statüsündeki bir sigortalının borçlanma hesabını kendilerine doğrudan uygulamaması gerekir.

Sosyal güvenlikte kişinin statüsü, bazen borçlanma süresinden bile daha belirleyici olabilir.

Önce hizmet dökümü, sonra ödeme

Doğum borçlanması önemli bir haktır; fakat doğru kullanılmadığında gereksiz bir maliyete de dönüşebilir.

Başvuru öncesinde doğum tarihleri, doğum sonrasındaki çalışma dönemleri, prim ödenmeyen süreler, mevcut prim gün sayısı ve emeklilik için ihtiyaç duyulan gün mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.

Kısacası, doğum borçlanmasında mesele yalnızca kaç çocuk sahibi olduğunuz değildir.

Asıl mesele, doğumlardan sonra hangi sürelerde çalışmadığınız ve emeklilik için gerçekte kaç güne ihtiyaç duyduğunuzdur.

Bu hesabı doğru yapan, hem hakkını doğru kullanır hem de gereksiz ödeme yapmaktan kaçınır.

Staj ve çıraklık sigortası bulunan kadınların doğum borçlanması bakımından sahip oldukları hakları ise bir başka yazımda detaylı olarak aktaracağım.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir