Anasayfa / Günün Haberleri / TGC’den Sağlık Bakanlığı’nın gazeteci ayrımına tepki

TGC’den Sağlık Bakanlığı’nın gazeteci ayrımına tepki


Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 15 Ağustos Cumartesi günü İstanbul’da düzenlediği toplantıya iktidara yakın kuruluşlar çağrılırken Halk TV, Sözcü, Cumhuriyet, BirGün ve Diken gibi bağımsız medya kuruluşlarının çağrılmamasına tepki gösterdi.

BAKANLIĞIN BASIN AYRIMCILIĞINA TGC’DEN TEPKİ

Açıklamada akreditasyon şartının gazetecilere yönelik bir ayrımcılık aracı haline geldiği vurgulandı.

“Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme ve araştırma hakkına sahiptir.” denilen açıklamada şunlara yer verildi:

“Toplantıya iktidara yakın medya kuruluşları davet edilirken Halk TV, Sözcü TV, Cumhuriyet, BirGün, Diken gibi medya kuruluşları çağrılmamıştır. Kamu kurumlarının düzenlediği toplantılarda medya kuruluşlarının yayın politikaları ve siyasi görüşleri üzerinden ayrım yapılması basın özgürlüğüyle bağdaşmamaktadır.”

Her görüşten medya kuruluşundaki gazetecilerin Sağlık Bakanı’na soru sorma hakkı olduğunun altı çizilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“Sağlık Bakanlığı her siyasi görüşten yurttaşa sağlık hizmeti sunmaktadır. Her siyasi görüşü savunan medya kuruluşunda görev yapan gazeteciler de Sağlık Bakanı’na ulaşabilmeli ve sorusunu sorabilmelidir. Gazetecinin görevi sorusunu sormaktır; yanıt verip vermemek ise Bakan’ın takdiridir. Kamu kurumlarının görevi hangi gazetecinin haber yapacağına karar vermek değil, tüm gazetecilerin haber alma ve haber yapma hakkını güvence altına almaktır.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak kamu adına görev yapan yetkilileri, akreditasyon uygulamasını ayrımcılık amacıyla kullanmamaya, gazeteciler arasında eşitlik ilkesine uymaya ve halkın haber alma hakkını engellememeye çağırıyoruz.”

İBB DAVASINDA GAZETECİLERİN ÇALIŞMA KOŞULLARINA TEPKİ

TGC’nin açıklamasında ayrıca Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci celsesi Silivri’deki yeni duruşma salonunda görülmeye devam ederken gazetecilerin maruz bırakıldığı çalışma koşullarına dikkat çekildi.

Gazetecilerin duruşmayı dürbünle takip etmek durumunda bırakılmasına TGC, “Gazetecilerin çalışma alanlarının daraltılması, haber takibinin zorlaştırılması ve fiziksel koşullar nedeniyle duruşmanın sağlıklı biçimde izlenmesinin engellenmesi basın özgürlüğüne müdahaledir.” ifadeleriyle tepki gösterdi.

“Kamu yararı ilkesiyle yurttaşların gerçeklerden haberdar olması için çalışan gazetecilerin görevlerini özgürce yapabilmelerinin önündeki engellere bir yenisi eklendi. Silivri’de İBB davasını izleyen gazetecilerin duruşmayı adeta dürbünle takip etmek zorunda bırakılması kabul edilemez.” denilen açıklamada, gazetecilerin duruşmaları herhangi bir fiziksel engel olmadan izleyebilmesinin basın özgürlüğünün temel koşullarından biri olduğu vurgulandı.

NE OLMUŞTU?

Tutuksuz sanıkların savunma yaptığı İBB davasının ikinci celsesi Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde yer alan yeni duruşma salonunda görüldü. Basın emekçilerine ayrılan bölümün sanık kürsüsüne son derece uzak olması nedeniyle gazeteciler duruşmayı dürbünle takip etmek zorunda kaldı.

Gazetecilerin içinde bulunduğu duruma tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da anlattığı bir fıkrayla dikkat çekmişti:

“Bir gün Temel Dursun’a seslenmiş. Bağırmış bağırmış, sesini duyuramamış. Sonra eline dürbün alıp bakmış, bu kez fısıldayarak ‘Ula Dursun, ula Dursun’ demiş. Oradan seslenmiş: ‘Uzaklaşınca sesim gelmiyor, yakınlaşınca niye bağırıyorsun?'”

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir