Anasayfa / Günün Haberleri / Roma Senatosu’nun altındaki Aksakallılar Meclisi… Etrüsklerin Türkik kökeni | Kaan Arslanoğlu

Roma Senatosu’nun altındaki Aksakallılar Meclisi… Etrüsklerin Türkik kökeni | Kaan Arslanoğlu



Etrüsklerin Türkik kökeni üstüne bir yazı daha geçti elime. İtalya’daki Türk izleri anlatılıyor. Belgeyi duayen gazeteci yazar Kerem Çalışkan gönderdi. Birgül Göker Perdisa’nın “Çizmeden” başlıklı köşesinde “Etrüsklerin Latin Kökenli Avrupa Dillerine Bıraktığı Türkçe Mirası” adlı yazı. Birgül GP İtalyan kültürü uzmanı bir yazar, gazeteci. Burada önce kendi görüşlerini yazmış, sonra da aynı konunun uzmanlarından Neslihan Bezircilioğlu’yla bir söyleşi yapmış. Adile Ayda ve Mario Alinei’nin anılarına bir kez daha saygıyla.

Yazının hangi tarihte, nerede yayımlandığını bilmiyorum. Muhtemelen 2023 yılında. Ancak benim için yeni ve önemli, sizin için de yeni olacağını düşünüyorum. Önce Birgül GP’nin bilgi ve görüşlerinden satır başları aktarayım.

HASIR ALTI EDİLEN GÜNEŞ-DİL KURAMI

“Etrüskler MÖ 7-3. yüzyıllar arasında Kuzey İtalya’da yaşamış bir halk. Toscana bölgesine adını vermiş, Latin dili ile alfabesinin oluşmasında büyük rol oynamışlardır.

Bugün yapılan genetik araştırmalarla Etrüsklerin Anadolu’dan gelmiş oldukları kesinlik kazanmıştır. Bilim insanları İtalya’nın Toscana ve Emilio Romagna bölgesinde ileri bir uygarlık kurmuş olan Etrüsklerin Latinlere miras bıraktığı dilleri ile alfabelerinin Türkçe kökenli olduğunu savunuyor.

Atatürk’ün ele aldığı, ama ölümünden sonra hasıraltı edilen ve nedense hiç konuşulmayan, tabu kabul edilmiş bir konuya değineceğim: Güneş Dil Teorisi. İtalya’da yaşarken farkına vardığım, önemini kavradığım Atatürk’ün dehasına beni bir kez daha hayran bırakan çalışmasıdır… Güneş Dil teorisine göre Türkçe dünyanın en eski ve köklü dillerindendir.”

LATİNCE ÖĞRETMENİ GÖRMÜŞ GERÇEĞİ

“Anımsıyorum da İtalyan lisesinde ilk Latince dersini yapıyoruz. Dersin hocası İtalyanca ve İngilizceden sonra yeni bir dili daha öğrenmeye başlayacak olan biz öğrencilerinin yüzündeki endişeyi fark etmiş olacak ki kürsüsünden kalkıp yazı tahtasının önünde karşımıza dikilerek ‘Siz Türklerin Latinceden korkmamanız gerek. Niye bilmiyorum ama cümle yapısı bakımından Türkçeye oldukça benziyor’ demişti, şaşırmıştım. Latince ve Türkçe… Nasıl olur?”

SÖYLEŞİNİN GEÇMİŞİ

“Latinceyi, Türkçeyi ve bugünkü Latin kökenli Avrupa dillerine etkisini araştırmacı Neslihan Bezircilioğlu ile konuşmuştuk. Tekstil mühendisi Bezircilioğlu Türk Dili ve Edebiyatı da okumuş, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nde Türk Lehçeleri Ana Bilim Dalında yüksek lisansını “Etrüskçe – Türkçe İlişkileri Üzerine Bir Araştırma” adlı tezle tamamlamış.”

SÖYLEŞİ

Kısaltarak aktarıyorum.

Etrüsk dili üzerine araştırma yapma fikri nasıl doğdu?

Etrüsk adıyla ilk karşılaşmam İtalya’daki müzeleri ziyaretim sırasında oldu. Yıllar sonra okuduğum bir makalede Deniz Yollarımızın filosunu yenilemek maksadıyla Almanya’ya sipariş verdiği 3 yolcu gemisine 1938 yılı baharında Türkiye’ye gelişlerinde verilen isimlerin Etrüsk, Tirhen ve Kadeş olmaları dikkatimi çekti. Kadeş antlaşması Anadolu’da yapıldığı için bu ismin gemilerden birine verilmesi şaşırtıcı bir durum değildi. Ancak Etrüsk ve Tirhen daha uzak bir coğrafyaya ait iki isimdi. Bu gemilere bu isimlerin verilmesinin nedeni Etrüsk Türk bağlantısına dikkat çekmek olabilir miydi, diye düşündüm…

Yüksek lisans dersleri aldığımız günlerde Ahmet Caferoğlu’nun “Türk Dili Tarihi” adlı kitabında Etrüskçe Türkçe ilişkisi ile ilgili farklı görüşlerin dile getirildiği bölümü okurken bu iki dil arasında gerçekten bir benzerlik var mıdır, varsa bu nasıl bir benzerliktir, bu benzerliğin sebebi nedir soruları aklıma takıldı ve tez konumu kafamda belirlemeye başladım.

Araştırmalarım sırasında Etrüskçeden Latinceye geçmiş birçok sözcük bulunduğunu (bunların bir kısmı Türkçe ile de benzer sözcüklerdir), Eski Latincenin morfolojik açıdan Etrüsk diline benzer bazı özellikler taşıdığını, Etrüskçenin ise yapı bakımından Türkçenin de dahil olduğu dil ailesinin özelliklerini taşıdığını gördüm.

Kim bu Etrüskler?

Son yıllarda teknoloji ve bilim alanında gelişmelerin de hız kazanması ile daha önce elde edilen arkeolojik ve antropolojik buluntuların analizinde daha sağlam sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır. Genetik çalışmalarda elde edilen sonuçlar da antik kaynaklardaki bilgileri doğrular niteliktedir. 2005 yılında Pavia Üniversitesi’nin mitokondrial DNA üzerinden yaptığı bir araştırmada Etrüsklerin Anadolu’nun Batı kesimindeki antik Lidya bölgesinden geldiği ispatlanmıştır.

Etrüsk ve Türk kelimesi de aslında çok benzeşiyor. Ne diyorsunuz bu konuda?

Etrüsklerle Turani halklar arasındaki birçok benzerliğe dikkat çeken çok sayıda bilim insanı ve araştırmacı bulunuyor. Özellikle de Etrüsk ve Türk isimlerinin benzerliği dikkat çekicidir. Bu konuda eser sahibi olan araştırmacılardan Adile Ayda “Etrüsklerin Yunanca Adı” adlı makalesinde Etrüsklerin Yunanca Tyrrhenler olan adının Tursanoi, Turhanoi olarak farklı şekillerde de görüldüğünü; Ahmetcan Asena ise Turhan/Turkan, Tursci, Etrüsk, Pelasg, Rasena, Arsena gibi farklı isimlerle kendisinden bahsedilen halkların Anadolu, Balkanlar ve İtalya arasında yüzlerce yıl yer değiştiren ve İtalya’da Etrüsk üst adı altında uygarlıklar kuran halklar olduğunu belirtmektedirler.

Firudun Ağasıoğlu “Etrüsk – Türk Bağı” adlı eserinde Etrüsk isminin Turski kavim adından E- öneki alarak ortaya çıkmış olabileceğini belirtmektedir.

Etrüsklerin kökeni konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Azımsanamayacak kadar çok sayıda farklı uluslardan bilim insanları Etrüsklerle Türkler veya bir kısmının deyimiyle Turani halklar arasında bağ kurmaktadırlar. Etrüsklerle Turani halklar arasında kurulan bağ sadece ölü gömme adetleri ve atalar kültü çerçevesinde değerlendirilmemeli. Etrüsk idare sistemindeki “İhtiyarlar Meclisi”, Roma’ya “Senato” olarak geçen sistem, Türk kültüründeki “Aksakallılar Meclisi”dir.

ADİLE AYDA, MARİO ALİNEİ

Özet aktarımım bu kadar. Şimdi konunun iki önemli isminden daha bahsedeyim.

Adile Ayda (1913-1992) ilk kadın diplomat ve senatör. Babası Rusya Halk Meclisi (Duma) üyesi bir Türk’tü. Sen-Petersburg’da dünyaya geldi. İtalya’da görevliyken İtalyanca, Latinceyle Türkçe arasındaki benzerlikleri gördü ve bu konuda bir eser yazdı.

Mario Alinei (1926-2018), dünya dilbiliminin çok sayıda uluslararası bilim derneğinin başkanlığını yapmış büyük ustası. Adile Ayda’nın eserinden çok etkilendi, “Etrüskler Türktür” diye bir kitap yazınca bilim çevrelerinde aforoz edildi.

Bunlar hep gömülen değerler. Sadece biz mi hatırlatacağız! “Nerde bu millet, nerde bu devlet!” Hani nerelere saklanmış onca Atatürkçüler, bunca milliyetçiler?

Odatv.com

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir