ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, geçen hafta konuya ilişkin olarak “Gelecek iki yıl içinde Hürmüz Boğazı’nın bir önemi kalmayacak. Artık sıradan bir su kütlesi olacak” değerlendirmesinde bulunmuştu.
ABD ile İran arasındaki savaş öncesinde dünya genelinde üretilen petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden sevk ediliyordu.
Bessent, söz konusu miktarın “yüzde 50’sinden fazlasının veya yüzde 70’inin” toprak altından geçecek boru hatlarıyla taşınacağını ifade etti.
Buna karşın konuyu yakından takip eden iki kaynak, inşa edilmesi gereken yeni altyapı tesisleri ve ortaya çıkabilecek diğer zorluklar sebebiyle projenin, Bessent’in işaret ettiği iki yıllık sürenin aksine dört yıla yayılabileceğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksamalarından en çok etkilenen ülkelerin başında gelen Irak, kamu petrol şirketi SOMO’nun verilerine göre çatışmalardan önce büyük bölümü Basra Körfezi üzerinden olmak üzere günde 3,6 milyon varil, yani ayda yaklaşık 110 milyon varil petrol ihraç ediyordu.
Ancak Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ihracat temmuz ayında 35,5 milyon varil düzeyine kadar geriledi.





